HIRSIZLIK SUÇU 
0212 728 06 00 iletisim@bilgichukuk.com

HIRSIZLIK SUÇU


2018-05-18 / Ezgi Merve BİLGİC

Paylaş Paylaş Paylaş

Türk Ceza Kanunumuzda hırsızlık suçu 141. Madde ve devamında düzenlenmiştir. Kanunumuzda hırsızlık suçu, bir kimsenin başkasına ait bir taşınır malı zilyedinin rızası olmadan kendisine veya başkasına ekonomik bir fayda sağlamak amacıyla bulunduğu yerden alınması olarak tanımlanmıştır.
 

Tanımından da anlaşılacağı üzere hırsızlık suçunun konusu yalnızca taşınır mallardır. Yani taşınmaz mallar hırsızlık suçunun konusunu oluşturmamaktadır. Suçun tanımında dikkat edilmesi gereken bir diğer ifade de zilyetlik ifadesidir. Zilyet, bir malı fiilen hâkimiyeti altında bulunduran kişi demektir, yani zilyet malın sahibi olmak zorunda değildir. Türk Ceza Kanunu, hırsızlık suçunun oluşması için zilyedinin rızası olmadan bulunduğu yerden alınmasını kabul etmiştir. Kişinin zilyetliği hukuka aykırı olarak elde etmiş olmasının suçun oluşması açısından herhangi bir önemi yoktur. Çalınmış bir malın bir başkası tarafından tekrar çalınması durumunda da yine hırsızlık suçu oluşacaktır.
 

Hırsızlık suçu şikâyete tabi değildir, resen soruşturulur.  Hırsızlık suçu şikayete tabi olmadığından, bir şikayet süresi de yoktur. Suçun en basit halinde bile 8 yıl olan dava zamanaşımı süresinde şikâyet hakkı kullanıldığından soruşturma başlatılabilecektir. Hırsızlık suçuna ilişkin davaların görüleceği görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleridir.


Hırsızlık suçu, kanunumuzda basit ve nitelikli olarak iki türe ayrılarak incelenmiştir. Türk Ceza Kanununun 142. Maddesinde sayılan hallerin varlığı halinde nitelikli hırsızlık suçunun işlendiği kabul edilir.  Nitelikli hırsızlık suçunun işlenmesi halinde kişiye verilecek olan ceza basit haline göre daha fazla olarak belirlenmiştir.
 

Hırsızlık suçunun;
-Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
-Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
 -Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,
 -Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında işlenmesi hâlinde, verilecek olan ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıdır.
 

Hırsızlık suçunun;
-Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
 -Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,
 -Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
 -Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,
 -Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
 -Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
 -büyük veya küçük baş hayvan hakkında,
-Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,  işlenmesi hâlinde, verilecek olan ceza beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır.
 

Suçun, elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle işlenmesi halinde mağdur beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan bir kimse ise, verilecek olan ceza üçte biri oranına kadar artırılır.
 

Hırsızlık suçunun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde verilecek olan ceza beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezasıdır. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek olan ceza yarı oranında artırılır ve on bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Bu halde yargılamada görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olacaktır.


Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde verilecek cezalar hakimin takdirine göre yarısından iki katına kadar artırılır.
 

Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi de kanunda cezayı artıran bir neden olarak belirlenmiştir. Buna göre hırsızlık suçunun ister basit isterse de nitelikli halinde, gece vakti işlenmesi durumunda, verilecek olan ceza yarı oranında artırılacaktır.


 Kanunumuzda hırsızlık suçunun; paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde veya bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halleri cezayı azaltan haller olarak düzenlenmiş ve bu hallerde şikayet üzerine verilecek olan ceza iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır.


  Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin az olması durumunda hâkim verilecek cezada indirim yapabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçebilecektir. Hâkimin cezada indirim yapabileceği gibi ceza vermekten vazgeçebileceği bir diğer durum ise zorunluluk halidir. Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre hakim takdir yetkisini kullanacaktır.
 

 Başkasına ait taşınır bir malı zilyedinin rızası olmadan geçici bir süre kullanıp sonrasında zilyedine iade etmek üzere işlenmesi durumunda kanununda ayrıca düzenlenmiş olan kullanma hırsızlığı suçu oluşur. Kullanma hırsızlığı suçunun soruşturulması şikayete bağlıdır ve verilecek olan ceza yarı oranında indirilir. Ancak kullanma hırsızlığı suçunun kanunumuzda yer alan başka bir suçu işlemek için kullanırsa bu hüküm uygulanmayacaktır.

Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. Zorunluluk hali adı verilen bu durumda hakime, olayın özelliklerine göre takdir yetkisi tanınmıştır.
 

Hırsızlık suçunda dikkat edilmesi gereken konulardan bir tanesi uzlaştırmaya tabi suçlardan olmasıdır. Kanunumuzda uzlaştırma tarafsız bir kimsenin arabuluculuğuyla suçun mağduru ile failinin bir araya getirilerek uyuşmazlığın çözülmeye çalışılması olarak tanımlanmıştır. Hırsızlık suçu da kanunda uzlaştırmaya tabi suçlar arasında sayıldığından hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanması gerekmektedir. Eğer taraflar arasında uzlaşma sağlanamazsa soruşturmaya veya yargılamaya devam edilmelidir.

Daha detaylı bilgi almak ve yargılama sürecini takip etmek için Silivri'de avukatlık hizmeti ve hukuki danışmanlık veren Bilgiç Hukuk Bürosu ile websitesi aracılığıyla iletişim kurabilirsiniz.

 

 

Bilgiç Hukuk Bürosu Silivri

Avukat Ezgi Merve Bilgiç

Bu metinden kısmen alıntı yapılması yahut metnin farklı bir mecrada paylaşılması durumunda alıntı yapılan yahut paylaşılan yazıya aşağıdaki ibareler eklenmelidir.

''Yukarıdaki makalenin tüm hakları yazarı Avukat Ezgi Merve Bilgiç'e aittir ve makale, yazarı tarafından Bilgiç Hukuk Bürosu  (www.bilgichukuk.com) sayfasında yayınlanmıştır.''

Bu ibare eklenmek şartıyla, metinden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun alıntılar yapılabilir ve metin farklı mecralarda paylaşılabilir, yazarın izni olmaksızın aksine hareket edilemez.

 


© 2017 BİLGİÇ HUKUK BÜROSU. Tüm Hakları Saklıdır.