Velayetin Değiştirilmesi Davası Nedir?

sahibinin değiştirilmesi davası, velayet hakkının bir tarafa verildikten sonra hak sahibinin değiştirilmesi için açılan bir davadır. Velayetin değiştirilmesi davası açılabilmesi için durumların değişmesi veya velayet hakkının gereği gibi kullanılamaması gerekmektedir.

Velayetin Değiştirilmesi Sebepleri

Velayet hakkının değiştirilmesini gerektiren sebepler şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Çocukla kişisel ilişki kurulmasının engellenmesi: Velayet hakkı kendisine verilmeyen tarafın çocukla kişisel ilişki kurmayı talep etme hakkı bulunmaktadır. Doğrudan ya da dolaylı olarak çocukla kişisel ilişki kurulmasının engellenmesi ve bu durumun kanıtlanması halinde velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilecektir.
  • Çocuğun velayet hakkı olmayan kişiye bırakılması: Bu kişi velayet hakkı olmayan anne baba olabileceği gibi 3. bir kişi de olabilmektedir. Çocuğun velayetine sahip tarafın çocuğu uzun süre bir başkasında bırakması velayetin değiştirilmesini gündeme getirecektir. Ancak bunun da kanıtlanması gerekmektedir.
  • Çocuğun menfaatinin gerektirdiği haller: Sahip olunan velayet hakkının yükümlülüklerinin yerine getirilmediği hallerde çocuğun menfaati gereği velayetin değiştirilmesi gündeme gelecektir.
  • Yeni olguların ortaya çıkması: Anne veya babanın evlenmesi gibi durumların çocuğun ruh hali üzerinde farklı etkileri olabilmektedir. Bu durumlarda velayet hakkı konusunda tekrar değerlendirme yapmak gerekecektir. Aynı şekilde bir tarafın ölmesi veya uzak bir yere gidecek olması gibi durumlar da velayetin değiştirilmesi davası açılması gerekecek durumlar olarak değerlendirebilmektedir.

Velayet hakkı sahibinin maddi gücü, velayetin değiştirilmesini gerektirecek sebeplerden birisi değildir. Çünkü çocuğun bakım ve eğitim giderleri anne ve babanın ortak sorumluluğu altındadır. Her iki taraf da mali gücü oranında bu giderlere katılmak zorundadır. Bu husus için iştirak nafakası öngörülmüştür. Velayet hakkı sahibi olmayan kişi mali gücü oranında iştirak nafakası ödeyerek çocuğun masraflarına katılacaktır.

Velayet Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Velayetin değiştirilmesi davasının görüleceği mahkeme, yetki ve görev hususları çerçevesinde belirlenmektedir. Buna göre davaya bakmaya görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir. Ancak davanın açılacağı yerde aile mahkemesinin bulunmaması durumunda aile mahkemesi sıfatıyla  Asliye Hukuk Mahkemesi  velayetin değiştirilmesi davasını yürütecektir. Velayet davası yetkili mahkeme ise davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir.

Davada husumet, velayet hakkına sahip kişiye yöneltilmektedir.

Evli Olunmayan Durumlarda Velayet Nasıl Kullanılır?

Anne ve babanın evli olmadığı durumlarda velayet hakkı, anneye aittir. Bu durum çocuğun evlilik birliği içerisinde doğmadığı durumlarda geçerlidir.

Velayet hakkının anneye verilmesi hakimin mutlaka uyması gereken bir zorunluluk değildir.

Annenin küçük veya kısıtlı olması gibi hallerde ya da velayetin kendisine verilmemesi gereken bir durum olmasında hakim durumun koşullarına göre değerlendirme yaparak velayeti babaya da verebilmektedir. Bu  vasi dahi atanabilmektedir.

Velayet Hakkının Kapsamı Nedir?

Velayet hakkı kapsamı, çocuğun menfaati doğrultusunda gerekli kararların alınması ve yükümlülüklerin yerine getirilmesidir. Bu kapsama çocuğun bakımı ve her yönden eğitimi girmektedir. Reşit olmayan çocuk adına alınması gereken kararları çocuğun menfaatine olacak şekilde velayet hakkı sahibi vermektedir. Çocuğun eğitimi konusunda önemli hususlar şu şekildedir:

  • Çocuğun olanakların el verdiği en üst noktaya kadar eğitilmesi gerekmektedir. Bu eğitim bedensel, zihinsel ve ruhsal olmak üzere her yönden verilmelidir.
  • Çocuğun bedensel veya zihinsel bir özrü olması halinde eğitimin bu yönde verilmesi gerekmektedir.
  • Çocuğa verilecek dini eğitimi belirleme hakkı anne ve babaya verilmiş bir haktır. Bununla birlikte elbette ergin bir kişi kendi dinini seçmekte özgür olacaktır.

Velayet Altındaki Çocuk Nasıl Temsil Edilir?

Velayet altındaki çocuğun temsili, evlilik birliği içerisinde anne ve babaya aittir. Anne ve baba temsil hakkını velayetleri çerçevesinde kullanmaktadır.

Velayetin Kaldırılması Şartları Nelerdir?

Velayet hakkının kaldırılmasına ilişkin koşullar şu şekildedir:

  • Deneyimsizlik, hastalık gibi sebeplerle velayet görevinin gereği gibi yerine getirilemiyor olması gerekmektedir. Velayet hakkı sahibinin başka bir yerde bulunması veya sürekli seyahat etme zorunluluğunun olması da bu kapsamda değerlendirilmektedir.
  • Çocuğa gereken ilginin gösterilmiyor olması ve çocuğun bakımının ve temsilinin ağır biçimde aksatılıyor olması gerekmektedir.

Velayet hakkının kaldırılması halinde muhakkak diğer ebeveyne verilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Velayetin karşı tarafa verilmesine uygun görülmemesi halinde çocuğa vasi atabilmektedir. Velayet hakkının kaldırılması yalnızca tek bir çocuk için geçerli olacak şekilde verilmemektedir. Mevcut bütün çocukları kapsayacak şekilde karar alınmaktadır.

Velayetin Değiştirilmesinin Sonuçları Nelerdir?

Velayet hakkı sahibinin değiştirilmesinin hukuki sonuçları şu şekilde listelenmektedir:

  • Velayetin getirdiği hak ve yükümlülükler velayetin verildiği kişiye geçmektedir.
  • Velayetin değiştirilmesi durumunda velayet hakkı alınan kişi ile çocuk arasındaki kişisel ilişki düzenlenebilmektedir. Bu düzenleme velayetin değiştirilmesine karar veren hakim tarafından resen yapılmaktadır.
  • İştirak nafakasına karar verilmektedir. Çünkü velayet hakkı yalnızca çocuğun temsiline ve bakımına ilişkindir. Çocuğun annesi veya babası velayet hakkına sahip olmasa dahi çocuğa karşı sorumlulukları devam etmektedir. Bu sebeple çocuğun her türlü bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katlanması gerekmektedir.

Velayet Davasında Çocuğun Yaşı

Velayet davasında velayeti talep edilen çocuğun yaşı önemli noktalardan birisidir. Çünkü çocuğun yaşına göre ihtiyaçları da değişiklik gösterebilmektedir. Bununla birlikte önemle belirtmek gerekir ki çocuğun yaşı velayetin bir tarafa verilmesi için tek başına yeterli bir ölçüt değildir. Yani hakim, somut durumun gereklerini göz önünde bulundurarak değerlendirme yapacaktır. Velayet davasında çocuğun yaşı ve etkileri şu şekildedir:

  • 0-3 yaş aralığı: Bu dönem çocuğun en fazla bakıma ve şefkate ihtiyaç duyduğu dönemdir. Aynı zamanda çocukların annesine en bağlı olduğu yaş aralığıdır. Çocuğun annesinden ayrı bırakılması çocuğun ruh sağlığı ve kişisel gelişimi yönünde olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle genellikle velayet anneye verilmektedir. Ancak annenin velayet yükümlülüklerini ağır bir biçimde aksatacağı anlaşılıyorsa bu durumda velayet babaya verilebilmektedir.

 

  • 3-7 yaş aralığı: Bu dönemde çocuğun anneye olan ihtiyacı azalmaktadır. Ancak yine de kişisel gelişimi ve ruh sağlığı için anneye yakın olması büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sıklıkla velayet anneye bırakılmaktadır. Annenin velayet yükümlülüklerini yerine getiremeyeceği anlaşılıyorsa bu durumda velayet babaya da bırakılabilmektedir.

 

  • 6-12 yaş aralığı: Bu dönem okul çağı olarak adlandırılmaktadır. Okul çağı döneminde çocuğun geleceğini inşa edebilmesine olanak tanıyacak ve bu süreçte çocuğa her türlü desteği sunacak tarafa velayet verilmektedir. Sosyal hizmet uzmanlarının raporları bu süreçte etkili olmaktadır.

 

  • 12 yaş ve üzeri: Bu dönemdeki çocukların artık idrak yaşına geldiği kabul edilmektedir. Velayet davası sürecinde çocukların fikri alınmaktadır. Çocuğun talebi de göz önünde bulundurularak velayet yükümlülüklerini daha iyi yerine getireceği düşünülen tarafa velayet verilmektedir.

 

  • Yargıtay’ın son içtihatları gereğince 8 yaşını doldurmuş çocuk mahkemece dinlenecek ve velayet hususunda tercihi sorulacaktır. Mahkemece çocuğun dinlenmesinin ardından velayete ilişkin bir karar verilecektir.

Velayet Sahibi Olmayan Eşin Giderlere Katlanma Zorunluluğu

İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen eş aleyhine hükmedilmektedir. Bu nafaka, velayet sahibi olmayan eşin çocuğun giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlamaktadır.

İştirak nafakasının belirlenmesinde kusur oranları önem arz etmemektedir. Çünkü velayet hakkı bulunsa da bulunmasa da çocuk biyolojik olarak o kişinin çocuğudur. Bu nedenle de çocuğa karşı sorumluluklar bulunmaktadır.

İştirak nafakası, velayetin değiştirilmesi davası sürecinde belirlenecektir. Hesaplanmasında göz önünde bulundurulan hususlar şu şekildedir:

  • Çocuğun yaşı
  • Eğitimi
  • Ekonomik koşullar
  • Çocuğun genel ihtiyaçları
  • Anne ve babanın mali durumu
  • Çocuğun gelirleri

 

Hakim bu ölçütleri göz önünde bulundurarak dava sürecinde müşterek çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedebilir.

 

Daha detaylı bilgi almak ve süreci takip etmek için, Bilgiç Hukuk Bürosu ile iletişim kurabilirsiniz.

0553 351 62 23

Avukat Ezgi Merve SAPMAZ

BİLGİÇ HUKUK BÜROSU


Bu metinden kısmen alıntı yapılması yahut metnin farklı bir mecrada paylaşılması durumunda alıntı yapılan yahut paylaşılan yazıya aşağıdaki ibareler eklenmelidir.

”Yukarıdaki makalenin tüm hakları yazarı Avukat Ezgi Merve SAPMAZ’e aittir ve makale, yazarı tarafından Bilgiç Hukuk Bürosu (www.bilgichukuk.com) sayfasında yayınlanmıştır.”


 

Leave a Reply