Genel Hukuki Bilgiler

Hukuk Mahkemelerinde Adli Tatilde Süreler İşler Mi?

Adli Tatil Nedir?

Adli tatilde süreler işler mi? Adli tatil nedir? soruları bu konuda en merak edilen sorulardır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 102’de düzenlendiği üzere 20 Temmuz’da başlayıp 31 Ağustos’ta sona eren 43 günlük zaman dilimi, adli tatil olarak isimlendirilir. Bu süre içerisinde mahkemeler yapmakla yükümlü ve yetkili oldukları yargılama faaliyetini kural olarak yerine getirmemektedirler. Bu süre içerisinde yargılama faaliyetlerinin kural olarak durması olgusu “adli tatil” kavramıyla isimlendirilir. Aynı anlamı ifade etmek üzere mevzuatta “ara verme” ve “çalışmaya ara verme “ gibi ifadelerin kullanılmasına da rastlanmaktadır.

Adli tatil kavramı tanımlanırken dile getirilmesi gereken en önemli ve sıklıkla karıştırılmaya müsait olan bir konu ise icra ve iflas dairelerinin adli tatil süresince çalışmaya devam edip etmediği meselesidir. Bilindiği üzere icra daireleri, mahkeme niteliğinde değildir. Mahkeme niteliğinde olmayan icra ve iflas daireleri bu sebeple HMK m.102-104 kapsamında değerlendirilemeyecek olup adli tatil müddetince olağan işleyişinde bir değişiklik gündeme gelmeyecektir. Adli tatilde yapmakla yükümlü olduğu işlemi yerine getirmeyen icra müdürünün bu işlemine karşı ise “ bir hakkın sebepsiz sürüncemede bırakılması “ sebebiyle şikayet yoluna gidilmesi mümkün olacaktır.

Bununla birlikte HMK m.103/1-h  ‘de görüldüğü üzere kanunlarda ivedi olduğu belirtilen dava ve işlerin de adli tatil boyunca görülmesi mümkün olacaktır. İcra ve İflas Kanunu m.18’de icra mahkemelerince görülecek işlerin ivedi işlerden olduğu belirtilmiştir. Bu sebeple icra mahkemelerince görülecek dava ve işler adli tatilde de görülmeye devam edilecektir.

Adli Tatilde Görülecek Davalar Nelerdir?

Adli Tatilde Görülecek Davalar Nelerdir?

Her yıl 20 Temmuz’da başlayıp 31 Ağustos’da biten zaman dilimini ifade eden adli tatilde mahkemeler kural olarak görmekle yetkili oldukları dava ve işleri yerine getirmeyeceklerdir. Gecikmesinde sakınca görülmesi, bahsi olunan işin veya davanın kamu düzenine ilişkin olması ve üstün taraf menfaatinin mevcudiyeti gibi hallerde ise istisnai olarak bazı dava ve işlerin görülebileceği zikredilmiştir. Adli tatilde görülecek dava ve işler belirlenirken söz konusu işe bakmakla görevli mahkeme veya yargılama usulü açısından bir ayrım yapılmamıştır. Bir iş veya davanın adli tatilde görülmesinde etkili olan söz konusu uyuşmazlığın niteliğidir.

Kanun hükmünde tahdidi olarak sayılan iş ve davalardan olması sebebiyle istisnai olarak görülebilecek iş ve davaların yanında taraf iradesine dayalı olarak da bazı iş ve davaların adli tatilde görülmesi mümkün kılınmıştır.

Tarafların Talebi Ve Hakimin Takdirine Dayalı Olarak Adli Tatilde Görülebilecek İş Ve Davalar

Taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme görülen dava veya işin ivedi olduğuna karar verebilecektir. Mahkemenin görülmekte olan iş veya davanın ivediliğine hükmetmesi hususunda takdir yetkisinin mevcut olduğu, talebin varlığı haline zorunlu olarak o iş veya davanın ivediliğine karar vermesi gerekmediği anlaşılmaktadır. Mahkeme talebin kabulüne, o iş veya davanın ivedi olduğuna karar verirse söz konusu iş veya dava da adli tatil de görülebilecektir.

Kanuna Dayalı Olarak Adli Tatilde Görülebilecek İş Ve Davalar

6100 sayılı HMK. m.103’ de “Adli Tatilde Görülecek Dava Ve İşler” madde kenar başlığı altında adli tatilde görülecek dava ve işler “Adli tatilde ancak aşağıdaki dava ve işler görülür;” denilerek tahdidi bir şekilde sayılmıştır. Başka bir deyişle burada yer almayan dava ve işlere kural olarak adli tatilde bakılamayacak, o dava ve işler adli tatilde görülmeyecektir. Madde metninde “ ancak” ifadesi kullanılarak yapılan saymaya tahdidi nitelik kazandırılmış olsa da zikrolunan hüküm emredici nitelikte bir hüküm değildir.

HMK m. 103 metninden de anlaşılacağı üzere tarafların anlaşması halinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekte ise hazır olan diğer tarafın talebi üzerine, m.103’de sınırlı olarak sayılıp adli tatilde görüleceği zikrolunan dava ve işlere bakılmasının adli tatilden sonraya bırakılmasına mahkemece karar verilebilecektir.

Kanununda sınırlı olarak sayılan ve bir istisna teşkil eden m103/1 ile dile getirilen adli tatilde görülecek dava ve işler ise şunlardır:

  •  İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ve kararları
  •  Nafaka Davaları İle Soybağı, Velayet ve Vesayete İlişkin Dava ve İşler ( boşanma davaları adli tatilde görülmez.)
  • Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi İşleri ve Davaları ( Düzeltme veya eksikliğin tamamlanması )
  • Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar
  • Ticari Defterlerin Kaybından Dolayı Kayıp Belgesi Verilmesi Talepleri İle Kıymetli Evrakın Kaybından Doğan İptal İşleri
  • İflâs ve Konkordato İle Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Suretiyle Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin İşler ve Davalar
  • Adli Tatilde Yapılmasına Karar Verilen Keşifler
  • Tahkim Hükümlerine Göre Mahkemenin Görev Alanına Giren Dava ve İşler
  • Çekişmesiz Yargı İşleri
  • Kanunlarda İvedi Olduğu Belirtilen Dava ve İşler (örn. İcra Mahkemesine arz edilen hususlar İİK m.18 ile ivedi dava ve işlerden sayılmıştır. )

Sayılanlardan biri içerisinde yer almayan bir dava ve işin görülmesi, bu kapsamda duruşma yapılması veya hüküm verilmesi bozma nedeni teşkil etmektedir.

Adli tatilde görülebilecek iş ve davalardan sayılmayan, dolayısıyla adli tatile tabi olan, diğer ifadeyle adli tatilde süreleri duran dava ve işlerde verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin alınması işlemleri gerçekleştirilebilecektir. Bunun yanında adli tatilde ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye gönderilmesi, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay’a gönderilmesi işlemlerinin de yapılması mümkündür.

Adli Tatilde Süreler İşler Mi?

Adli Tatilde Süreler İşler Mi?

Mahkemelerin yerine getirdiği yargılama süreci adil yargılanma hakkının tesisi açısından makul uzunlukta olmalıdır. Bu işleyişin sağlanması için hem genel olarak hukukta hem de medeni yargılama hukukumuzda bazı sürelerin öngörüldüğü görülmektedir. HMK m.104 hükmünde adli tatil zamanında sürelerin bitmesi durumu düzenlenmiştir, bu hükmün bahsolunan kısmından adli tatil içerisinde sürelerin bitmesinin mümkün olduğu dolayısıyla sürelerin durmayıp işlemeye devam ettiğidir. Medeni yargılama hukukunda adli tatilde süreler durmayıp işlemeye devam eder. Ancak bu hususta özel bir düzenleme mevcuttur.

HMK m.104’de “adli tatilin sürelere etkisi” madde kenar başlığı altında “adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.” denilerek adli tatilin süreleri uzatıcı etkisi açıklanmıştır. Adli tatilin süreleri uzatıcı etkisi adli tatile tabi dava ve işler için öngörülmüş olan süreler açısından geçerlidir.

Başka bir deyişle adli tatile tabi olmayan dava ve işler bakımından adli tatilin süreleri uzatıcı etkisinden bahsedilemeyecek olup, sürelerin işleyişine dair olağan rejim geçerliliğini korumaktadır. Ancak adli tatilde görülmeyecek dava ve işler için öngörülmüş olan ve son günü 20 Temmuz’da başlayıp 31 Ağustos’ta biten adli tatil içerisine rastlayan bir süre; kendiliğinden 7 Eylül’e uzamış sayılacaktır. Önemle belirtmek gerekir ki sürelerin uzatıcı etkisi yalnızca HMK’da öngörülen süreler için söz konusudur.

Sonuç olarak mahkemeler, her yıl 20 Temmuzda başlayıp 31 Ağustosta sona eren adli tatilde kural olarak görmekle yetkili ve görevli oldukları dava ve işleri göremez. Adli tatilde görülebilecek iş ve davalar kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Adli tatilde görülebilecek dava ve işlerin de tarafların anlaşması veya davanın taraflardan birinin yokluğundan görülmesi halinde diğer tarafın kabul etmesi halinde hakimin takdirine bağlı olarak adli tatile tabi olması mümkün olduğu gibi adli tatile tabi dava ve işlerden olup taraflardan birinin talebi üzerine ivedi olduğuna karar verilen dava ve işlerin adli tatilde de görülmesi mümkündür.

Adli tatile tabi olan dava ve işler için HMK’da öngörülen süreler, adli tatilde de işlemeye devam edecektir. İşleyen bu sürelerin son gününün adli tatile rastlaması halinde herhangi bir karara gerek kalmadan süreler kendiliğinden bir hafta uzamış sayılacak, böylece son günü adli tatile rastlayan ve adli tatile tabi dava ve işler için öngörülmüş olan bir süre kendiliğinden 7 Eylül’e uzayacaktır.

Genel hukuki bilgilerle ilgili diğer makalelerimize buradan ulaşabilirsiniz.

 

Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için Bilgiç Hukuk Bürosu ile iletişim kurabilirsiniz.

(Avukatlık Kanunu uyarınca ücretsiz danışmanlık ve bilgi verme hizmetimiz bulunmamaktadır.)

0553 351 62 23

Avukat Ezgi Merve SAPMAZ

BİLGİÇ HUKUK BÜROSU


Bu metinden kısmen alıntı yapılması yahut metnin farklı bir mecrada paylaşılması durumunda alıntı yapılan yahut paylaşılan yazıya aşağıdaki ibareler eklenmelidir.

”Yukarıdaki makalenin tüm hakları  Avukat Ezgi Merve SAPMAZ’e aittir ve makale, yazarı tarafından Bilgiç Hukuk Bürosu (www.bilgichukuk.com) sayfasında yayınlanmıştır.”

Av. Ezgi Merve Sapmaz

Avukat Ezgi Merve SAPMAZ, Bilgiç Hukuk Bürosu kurucusudur. Bilgiç Hukuk Bürosu Silivri'de ceza hukuku ve aile hukuku alanlarında çalışmaktadır. Bu sebeple Silivri Ceza Avukatı veya Silivri Boşanma Avukatı olarak tanınmaktadır.

İlgili Makaleler