Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? (Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi)

Aile birliğinin boşanma veya evliliğin iptali gibi sebeplerle hukuken sona ermesi sürecinde, eşler arasında en çok uyuşmazlığa sahne olan ve teknik karmaşıklığı en yüksek olan konu boşanmada mal paylaşımı davasıdır. Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) 1 Ocak 2002 tarihinde yapılan köklü reform ile yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir. Bu yasal düzenleme, evlilik birliği devam ederken eşlerin emeği ve gayretiyle edinilen tüm maddi varlıkların, evlilik sona erdiğinde adil bir şekilde tasfiye edilmesini amaçlar.
Mal rejiminin tasfiyesi süreci; yüzeysel bir hesaplamanın ötesinde, her bir mal varlığı unsurunun edinim tarihinin, edinim kaynağının (kişisel birikim mi, emek karşılığı mı, miras mı), mülkiyet yapısının ve borç ilişkilerinin tek tek incelenmesini gerektirir. Haklılığın ispatlanabilmesi için banka kayıtlarından tapu sicillerine, ticari defterlerden bilirkişi raporlarına kadar kapsamlı bir delil organizasyonu yapılması şarttır.
Bu yazımızda; edinilmiş mallara katılma rejiminin esaslarını, kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımının hukuki kriterlerini, artık değere katılma ve değer artış payı alacaklarının matematiksel ve hukuki formüllerini, ziynet eşyalarından şirket hisselerine kadar uygulamada karşılaşılan tüm özel durumları A’dan Z’ye ele almaktayız. Silivri mal paylaşımı avukatı olarak Silivri, Çatalca, Büyükçekmece ve İstanbul genelinde yürüttüğümüz mal rejimi davalarından edindiğimiz uygulama tecrübelerini ve güncel Yargıtay içtihatlarını bu rehberde bir araya getirdik.
Metin İçeriği
1. Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Hukuki Niteliği
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesi gereğince, eşler evlenmeden önce veya evlilik süresince noter huzurunda başka bir mal rejimi sözleşmesi akdetmemişlerse, aralarında kanunen edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.
1 Ocak 2002 tarihinden önce kıyılan nikahlarda (aksi bir sözleşme yoksa) 01.01.2002 tarihine kadar “Mal Ayrılığı Rejimi”, bu tarihten sonrası için ise “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi” geçerlidir. Bu ikili dönem ayrımı, özellikle uzun süreli evliliklerin tasfiyesinde iki farklı hukuki dönemin paralel hesaplanmasını zorunlu kılar.
Mal Rejimi Türleri Nelerdir?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde mülkiyet tek bir potada toplanmaz. Evlilik devam ederken her eş kendi mallarının maliki olmaya, bunlardan yararlanmaya ve bunlar üzerinde tasarruf etmeye devam eder (TMK m. 206). Ancak evlilik sona erdiğinde tasfiye amacıyla varlıklar iki ana gruba ve iki alt düzenleme kalemine ayrılır:
Tasfiye neticesinde, eşlerin edinilmiş mallarından bu mallara ilişkin borçlar düşüldükten sonra kalan net tutar (“artık değer”) belirlenir. Kanun gereğince her eş, diğer eşin artık değerinin yarı oranında (%50) katılma alacağına sahip olur.
2. Kişisel Mal ve Edinilmiş Mal Ayrımı Nasıl Yapılır?
Boşanmada mal paylaşımı davalarının omurgasını, dava konusu varlıkların “kişisel mal” mı yoksa “edinilmiş mal” mı olduğunun tespiti oluşturur. Yanlış nitelendirme, hesaplamanın tamamen sapmasına ve ağır hak kayıplarına yol açmaktadır.
A. Edinilmiş Mallar (TMK m. 219)
Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek (ivazlı olarak) elde ettiği mal varlığı değerleridir. Kanunda sayılan başlıca edinilmiş mallar şunlardır:
-
Çalışma Karşılığı Olan Edinimler: Eşlerin mesleki faaliyetleri, iş sözleşmeleri veya ticari işletmeleri kanalıyla elde ettikleri maaş, prim, ikramiye, komisyon, serbest meslek kazancı ve ticari karlar.
-
Sosyal Güvenlik veya Sosyal Yardım Kurumlarının / Sandıkların Yapmış Olduğu Ödemeler: Emekli ikramiyesi, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işsizlik maaşı veya maluliyet tazminatı gibi ödemeler.
Kritik Detay: Emekli ikramiyesi veya toptan tazminat ödemelerinde ödenen tutarın tamamı edinilmiş mal sayılmaz. Aktüeryal hesaplama yapılarak, ödenen toptan tazminatın mal rejiminin sona ermesinden sonraki döneme (kalan muhtemel yaşam süresine) isabet eden kısmı kişisel mal, evlilik süresine isabet eden kısmı ise edinilmiş mal kabul edilir.
-
Çalışma Gücünün Kaybı Nedeniyle Ödenen Tazminatlar: Bedensel zarar nedeniyle ödenen maddi tazminatların evlilik süresine denk gelen kısımları.
-
Kişisel Malların Gelirleri: TMK m. 219/b.4 hükmü uyarınca, bir malın kendisi kişisel mal olsa dahi evlilik süresince bu maldan elde edilen semereler (gelirler) aksi sözleşmeyle kararlaştırılmadıkça edinilmiş maldır.
-
Örnek: Eşe babasından miras kalan bir apartman dairesi kişisel maldır. Ancak evlilik birliği devam ederken bu daireden toplanan kira bedelleri veya bu kiraların yatırıldığı banka hesabındaki paralar edinilmiş mal kabul edilir.
- Örnek: Eşe ait kişisel mal niteliğinde olan bankadaki paranın işleyen faizi edinilmiş mal olarak kabul edilir.
-
-
Kişisel Malların Yerine Geçen Değerler Hariç Edinilmiş Malların Yerine Geçen Değerler: Edinilmiş bir otomobilin satılarak yerine alınan bir arsa veya yatırılan borsa fonları yine edinilmiş mal niteliğini korur.
B. Kişisel Mallar (TMK m. 220 & m. 221)
Kişisel mallar, tasfiye hesabına hiçbir şekilde katılmaz. Mülkiyet kimde ise mal aynen o eşte kalır. Kanundan doğan kişisel mallar şunlardır:
-
Münhasıran Eşlerden Birinin Kişisel Kullanımına Yarayacak Eşyalar: Giysiler, makyaj malzemeleri, kişisel takılar, cep telefonu, hobi ekipmanları, mesleki el aletleri (örneğin bir cerrahın ameliyat seti veya bir ressamın fırçaları).
-
Mal Rejiminin Başlangıcında Eşlerden Birine Ait Olan Varlıklar: Evlilik tarihinden (veya 01.01.2002 tarihinden) önce satın alınmış, mülkiyeti kazanılmış tüm taşınır, taşınmaz, araç ve birikimler.
-
Miras Kalan veya Karşılıksız Kazandırma Yoluyla Elde Edilen Mallar: Evlilik içinde eşlerden birine anne/babasından kalan miras payı, vasiyet edilen mallar veya üçüncü kişilerin (örneğin eşin ailesinin) o eşe yaptığı bağışlamalar.
-
Manevi Tazminat Alacakları: Eşin haksız fiil, trafik kazası veya kişilik haklarına saldırı nedeniyle kazandığı manevi tazminat bedelleri (tamamen kişisel acı ve elemin karşılığı olduğu için).
-
Kişisel Mallar Yerine Geçen Değerler (İkame Kişisel Mallar): Kişisel mal sayılan bir varlığın satılması, elden çıkarılması veya biçim değiştirmesi sonucu elde edilen yeni değerler.
-
Örnek: Eşin evlenmeden önce sahibi olduğu dairesini satıp, üzerine hiçbir ilave çalışma kazancı koymadan doğrudan yeni bir yazlık alması halinde, bu yazlık “kişisel malın ikamesi” olup kişisel mal sayılır.
-
3. Mal Paylaşımı Davasında Usul Kuralları Nelerdir?
Boşanmada mal paylaşımı davası, niteliği itibarıyla boşanma davasının bir eki (fer’i) değildir. Bu nedenle boşanma davası ile birlikte tek bir dilekçeyle açılabileceği gibi, boşanma davasından ayrı olarak da açılabilir.
A. Görevli ve Yetkili Mahkeme
-
Görevli Mahkeme: 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi’nin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
-
Yetkili Mahkeme (TMK m. 214):
-
Mal rejiminin ölümle sona ermesi halinde ölenin son yerleşim yeri mahkemesi,
-
Boşanmayla sona erme halinde, boşanma davasına bakmaya yetkili olan mahkeme,
-
Diğer durumlarda davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
-
Silivri Uygulaması: Silivri, Çatalca veya Büyükçekmece sınırları içerisinde açılan boşanma davalarıyla bağlantılı tasfiye davalarında, yetki kuralları ve taşınmazların yerel piyasa rayiç tespiti son derece önemlidir. Bölgedeki imar planları ve arsa değerlemeleri uzman bir Silivri mal paylaşımı avukatı gözetiminde takip edilmelidir.
B. Bekletici Mesele (Dava Şartı Benzeri Durum)
Mal rejiminin tasfiye edilebilmesi için öncelikle mevcut evlilik birliğinin boşanma, evliliğin iptali veya mahkemece mal ayrılığına dönüştürülmesi kararı ile sona ermiş ve bu kararın kesinleşmiş olması gerekir.
Boşanma davası devam ederken mal paylaşımı davası açılırsa; mal paylaşımı davasına bakan aile mahkemesi, boşanma davasının sonucunu ve kesinleşmesini bekletici mesele ( HMK m. 165) yapar. Boşanma davası reddedilirse, mal paylaşımı davası konusuz kalacağından reddedilir.
C. Zamanaşımı Süreleri
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı ve değer artış payı alacağı davalarında zamanaşımı süresi, Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi genel hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları doğrultusunda boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıldır.
4. Alacak Türleri: Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı Hesaplama
Mal rejiminin tasfiyesinde iki temel alacak türü üzerinden hesaplama yapılır:
A. Artık Değere Katılma Alacağı (TMK m. 231 – 236)
Artık değer; eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan net miktardır.
Eşlerden her biri, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde kanuni alacak hakkına sahiptir. Alacak hakkı şahsi bir alacak hakkıdır; yani davacı eş doğrudan malın tapusunun yarısını değil, malın tasfiye tarihindeki değerinin yarısının nakden kendisine ödenmesini talep eder (TMK m. 239).
B. Değer Artış Payı Alacağı (TMK m. 227)
Eşlerden biri, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın kendi kişisel veya edinilmiş mal varlığından katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda meydana gelen değer artışı oranında alacak hakkı kazanır.
Değer Artış Payı Hesabı şu formülle yapılır:
Somut Örnek: Erkek eş, 2015 yılında 500.000 TL bedelle bir ev satın almıştır. Kadın eş, bu evin alımı sırasında babasından kalan kişisel mal niteliğindeki ziynet eşyalarını satarak 100.000 TL nakit katkı sağlamıştır (Katkı oranı: $100.000 / 500.000 = \%20$).
Boşanma davası sonrasında mal paylaşımı davasının karar tarihinde evin güncel ekspertiz değeri 5.000.000 TL olarak belirlenmiştir.
Kadının Değer Artış Payı Alacağı: 5.000.000 X (%20) = 1.000.000 TL olacaktır.
Kalan 4.000.000 TL tutar artık değer hesabına girer. Ev üzerinde erkek eşin borcu yoksa, kadının ayrıca bu 4.000.000 TL üzerinden %50 katılma alacağı (2.000.000 TL) hakkı doğar.
Toplamda kadının bu ev üzerindeki alacak hakkı 3.000.000 TL olarak hesaplanır.
5. Tasfiye Hesabında Eklenecek Değerler ve Denkleştirme Kuralları
Eşlerin mal kaçırma girişimlerini engellemek ve adil bir tasfiye sağlamak amacıyla kanun koyucu TMK m. 229 ve m. 230 düzenlemelerini getirmiştir.
A. Eklenecek Değerler (TMK m. 229)
Aşağıda sayılan değerler, mal rejiminin sona ermesi anında eşlerin elinde bulunmasa dahi, sanki elindeymiş gibi davanın tasfiye hesabına (sanal olarak) dahil edilir:
-
Olağan Dışı Karşılıksız Kazandırmalar: Eşlerden birinin, mal rejiminin sona ermesinden (boşanma davası açılmasından) önceki 1 yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yaptığı karşılıksız kazandırmalar (bağışlar, üçüncü kişilere yapılan bedelsiz devirler). (Ana-baba veya çocuklara yapılan olağan hediyeler hariçdir).
-
Mal Rejimini Azaltmak Amacıyla Yapılan Devirler: Bir eşin, diğer eşin katılma alacağını azaltmak veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla yaptığı tüm muvazaalı (danışıklı) devirler. Burada 1 yıllık süre sınırı uygulanmaz; devir kaç yıl önce yapılırsa yapılsın kötü niyet ispatlandığı takdirde hesaba katılır.
B. Denkleştirme (TMK m. 230)
Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallardan ödenmişse, tasfiye sırasında bu harcamalar arasında denkleştirme yapılması gerekir.
-
Edinilmiş Mal Lehine Denkleştirme: Bir eş, evlilik içinde edinilen bir evin kredi borcunu kişisel mirasından ödemişse, kişisel mal grubunun edinilmiş mal grubundan alacağı doğar.
-
Kişisel Mal Lehine Denkleştirme: Eşin kişisel malı olan şahsi şirket borcu, evlilik içinde kazanılan maaş birikimleriyle ödenmişse, edinilmiş mal grubu lehine denkleştirme yapılır, bu tutar artık değere eklenir ve boşanmada mal paylaşımı bu şekilde gerçekleştirilir.
6. Sıkça Karşılaşılan Özel Durumlar ve Yargıtay İçtihatları
Boşanmada mal paylaşımı davalarında en çok ihtilaf çıkan spesifik alanlar şunlardır:
A. Ziynet Eşyalarının (Düğün Takılarının) Hukuki Durumu
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararları ve güncel Yargıtay Hukuk Genel Kurulu uygulamalarına göre:
-
Düğün sırasında takılar hangi tarafa takıldıysa o tarafın kişisel malı sayılır. Ancak erkeğe takılan ancak kadına özgülenen ziynet eşyaları (örneğin küpe, gerdanlık, bilezik) kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı kabul edilir.
-
Ancak erkeğe özgülenen takılar (örneğin erkeğe takılan erkek kol saati veya erkeğe özgü takılar) erkeğin kişisel malı sayılmaktadır.
-
Düğün takıları satılarak ev/araba peşinatı yapılmış veya erkeğin borçları ödenmişse; kadın boşanma davası ile birlikte ziynetlerin aynen iadesini veya nakden bedelini Ziynet Eşyası Davası ile talep edebilir. Bu katkı ev alımında kullanılmışsa alternatif olarak değer artış payı alacağına da dönüştürülebilir.
B. Kredi ile Alınan Taşınmaz ve Araçların Paylaşımı
Evlilik sürerken banka kredisi kullanılarak alınan malların tasfiyesinde kritik tarih boşanma davasının açıldığı tarihtir. Çünkü mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer (TMK m. 225/2).
C. Şirket Hisseleri ve Ticari İşletmelerin Tasfiyesi
Eşlerden birinin şirket ortağı olması (Limited veya Anonim Şirket) veya şahıs işletmesine sahip olması durumunda mal paylaşımı son derece karmaşık hale gelir:
-
Evlilikten önce kurulan şirketin sermaye payı kişisel maldır. Ancak evlilik süresince elde edilen şirket kar payları (temettü gelirleri) edinilmiş maldır.
-
Evlilik içinde kurulan veya sermayesi artırılan şirketlerde, hissenin bilanço esasına göre karar tarihindeki özkaynak rayiç değeri ticaret uzmanı ve mali müşavir bilirkişilerce hesaplanır.
-
Şirket tüzel kişiliğine ait araç ve gayrimenkuller doğrudan mal paylaşımına katılmaz; eşin şirketteki hissesinin ekonomik değeri tasfiyeye tabi tutulur.
D. Kıdem Tazminatı ve Emekli İkramiyeleri
Eşin evlilik içinde aldığı kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi toptan bir ödemedir. Yargıtay uygulamasına göre:
-
Toptan ödemenin alındığı tarihten eşin muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar olan dönem aktüer bilirkişi tarafından hesaplanır.
-
Bu sürenin evlilik birliğine isabet eden kısmı edinilmiş mal; evlilik sonrası döneme denk gelen kısmı ise kişisel mal sayılarak tasfiye edilir ve boşanmada mal paylaşımı bu şekilde yapılır.
E. Zina (Sadakatsizlik) ve Hayata Kast Hallerinde Katılma Alacağının Azaltılması
TMK m. 236/2 hükmüne göre: Zina (sadakatsizlik) veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının (%50 olan katılma alacağının) hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verebilir.
Bu özel durum sadece zina ve hayata kast sebeplerine dayanan boşanmalarda uygulanır; evlilik birliğinin temelinden sarsılması, terk, akıl hastalığı veya başka bir boşanma nedeniyle açılan davalarda taraf daha fazla kusurlu olsa bile mal paylaşımı oranı kural olarak değiştirilemez.
7. Mal Kaçırma Girişimleri ve İhtiyati Tedbir
Boşanmada mal paylaşımı davalarında en büyük risk, boşanma sürecini öngören borçlu eşin (üzerinde mal kaydı bulunan eşin) taşınmazları, araçları veya banka birikimlerini üçüncü kişilere devrederek mal kaçırmasıdır.
Hukuki Koruma Mekanizmaları
-
İhtiyati Tedbir Kararı (HMK m. 389 vd.): Dava açılır açılmaz veya dava öncesinde, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına, motorlu araçların tescil kayıtlarına ve banka hesaplarına “üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi” amacıyla mahkemeden acilen ihtiyati tedbir kararı istenmelidir.
-
Aile Konutu Şerhi (TMK m. 194): Eşlerin birlikte yaşadığı aile konutu niteliğindeki taşınmazın tapu kütüğüne, maliki olmayan eş tarafından Tapu Müdürlüğü’ne başvurularak tek taraflı Aile Konutu Şerhi koydurulabilir. Şerh konulduktan sonra malik olan eş, diğer eşin açık rızası olmadan evi satamaz, ipotek edemez veya devredemez.
-
Tasarruf Ehliyetinin Sınırlandırılması (TMK m. 199): Ailesinin ekonomik varlığını tehlikeye düşüren eşin tasarruf yetkisi, aile hakimince kısıtlanabilir ve belirli mallar üzerindeki tasarrufları diğer eşin onayına bağlanabilir.
8. Silivri ve Çevresinde Hukuki Süreç ve Avukatlık Danışmanlığının Önemi
İstanbul’un hızla gelişen ve gayrimenkul hareketliliği yüksek ilçelerinden Silivri, Çatalca ve Büyükçekmece bölgelerinde görülen mal paylaşımı davalarında, yerel arazi yapısı ve mülkiyet özellikleri davaların seyrini doğrudan etkilemektedir.
Özellikle Silivri ve çevresindeki:
-
Hisseli tapular, imar uygulamasına tabi arsa ve tarlalar,
-
Tarımsal işletme ve destekleme gelirleri,
-
Bölgedeki gayrimenkul değer artışları ve emsal rayiç tespitleri,
-
Yapı kayıt belgeleri ve cins tahsisi yapılmamış yapılar,
mal rejimi hesaplamalarında uzman teknik inceleme gerektirir.
Davalarda bilirkişi raporlarına doğru itirazların yapılması, emsal taşınmaz satışlarının mahkemeye sunulması ve mal kaçırma amaçlı muvazaalı devirlerin tespit edilerek TMK m. 229 kapsamında davaya dahil edilmesi hayati önem taşır.
Tecrübeli bir Silivri mal paylaşımı avukatı veya Silivri avukat ile çalışmak, boşanma davası ile mal paylaşımı davası arasındaki usuli ilişkilerin doğru kurulmasını sağlar. Yanlış harçlandırma, eksik alacak kalemi talebi veya yetkisiz mahkemede dava açılması gibi hatalar, dava sürecinin yıllarca uzamasına veya haklı olunan bir davada alacağa ulaşılamamasına sebep olabilmektedir.
9. Adım Adım Dava Süreci ve Pratik Mal Paylaşımı Tablosu
Aşağıdaki tablo, evlilik içinde edinilen tipik varlıkların boşanma esnasındaki hukuki durumunu özetlemektedir:
| Mal Varlığı Unsuru | Edinim Şekli / Kaynağı | Hukuki Niteliği | Tasfiye Şekli ve Paylaşım Durumu |
| Evlilik İçi Alınan Ev | Karı-kocanın maaş birikimleriyle | Edinilmiş Mal | Güncel rayiç değerinden borçlar düşülür, %50 katılma alacağı ödenir. |
| Miras Kalan Daire | Babadan/Anneden intikal yoluyla | Kişisel Mal | Paylaşıma dahil edilmez, malik olan eşte kalır. |
| Miras Evin Kira Geliri | Miras kalan evin evlilikteki kirası | Edinilmiş Mal | Bankada biriken kira birikimleri %50 oranında paylaşılır. |
| Düğün Takıları | Düğünde takılan ziynetler | Kadının Kişisel Malı | Kadına aynen iade edilir veya güncel altın değeri ödenir. |
| Evlilik İçi Alınan Araç | Evlilik öncesi nakit + maaş ile | Karma Yapı | Evlilik öncesi nakit oranında Değer Artış Payı düşülür, kalanı %50 paylaşılır. |
| Kıdem Tazminatı | Evlilik süresindeki çalışma karşılığı | Edinilmiş Mal | Evlilik süresine denk gelen kısmı aktüer hesabı ile paylaştırılır. |
| Manevi Tazminat | Haksız fiil sonucu kazanılan para | Kişisel Mal | Paylaşıma katılmaz, alan eşte kalır. |
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Boşanma davası açılmadan mal paylaşımı davası açılabilir mi?
Evlilik birliği devam ederken eşler haklı bir sebebin varlığı halinde (örneğin diğer eşin mal varlığını borçlarıyla tehlikeye düşürmesi) aile mahkemesinden mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesini (TMK m. 206) talep edebilirler. Ancak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağının ödenmesi için boşanma davasının açılmış veya sonuçlanmış olması gerekir.
Eşlerden biri boşanma davası açılmadan hemen önce malları başkasına devrederse ne yapılır?
Boşanma davasından önceki 1 yıl içinde yapılan karşılıksız devirler ile süreye bakılmaksızın mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı devirler TMK m. 229 uyarınca eklenecek değer olarak tasfiye hesabına sanal olarak katılır. Malı devralan 3. kişilere karşı şartları varsa Tasarrufun İptali veya sebepsiz zenginleşme davaları gündeme gelebilir.
Mal paylaşımı davasında alacağımı mal (tapu) olarak alabilir miyim?
Kanundaki temel kural, katılma alacağı ve değer artış payı alacağının nakdi (para) olarak ödenmesidir (TMK m. 239). Yani hakim kural olarak bir evin tapusunun yarısını davacıya vermez; evin güncel değerinin yarısı tutarındaki paranın davalıdan tahsiline karar verir. Ancak taraflar mahkemede anlaşırsa veya borçlu eş ayın (mal) olarak ödemeyi teklif ederse tapu devri mümkündür.
Evlilik sözleşmesi (mal rejimi sözleşmesi) geriye dönük yapılabilir mi?
Eşler yapacakları mal rejimi sözleşmesi ile başka bir mal rejimini (örneğin mal ayrılığını) kabul edebilirler. Ancak bu sözleşmeler kural olarak yapıldığı tarihten itibaren ileriye dönük hüküm doğurur. Geriye dönük olarak edinilmiş hakları ortadan kaldıracak şekilde sözleşme yapılması hukuken geçerli değildir.
Uzman Hukuki Danışmanlık ve İletişim
Boşanmada mal paylaşımı davaları, hak kayıplarının geri döndürülmesinin son derece zor olduğu, sürelerin ve delil sunumlarının hayati önem taşıdığı karmaşık dava süreçleridir. Mal rejimi tasfiyesi, alacak hesaplamaları ve ihtiyati tedbir talepleriniz için silivri avukat Bilgiç Hukuk Bürosu uzman avukat kadrosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Detaylı bilgi ve danışmanlık için web sitemiz üzerinden bizimle iletişime geçebilir, hukuki haklarınızı öğrenmek için ilk adımı atabilirsiniz.
İnternet Sitemizde yer alan diğer makalelerimize buradan ulaşabilirsiniz.
Bilgiç Hukuk Bürosu olarak Silivri’de aile hukuku, boşanma ve boşanmada mal paylaşımı davalarında uzman kadromuzla hizmet vermekteyiz. Haklarınızı profesyonel bir şekilde savunmak ve süreç hakkında daha ücretli hukuki danışmanlık ile detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz. (Avukatlık Kanunu uyarınca ücretsiz danışmanlık ve bilgi verme hizmetimiz bulunmamaktadır.)
Silivri Boşanma Avukatı ve Silivri Mal Paylaşımı Avukatı ihtiyacınız için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.
- Telefon: +90 (553) 351 62 23
- Adres: Alibey, Turgut Özal Blv. No:28 Kat:2 D:3, 34570 Silivri / İstanbul (Google Haritalar’da Görüntüle)
- Mail: iletisim@bilgichukuk.com








